Pages

Subscribe:

15 Mar 2009

Ruhların ülfeti

Hazret Ali'nin r.a. rivayetine göre,

Halife Hazreti Ömer r.a.kendisine şöyle demiştir;

"Sana sorarım bir kimse düşün ki

kendisinden hiç hayır görmediği halde
bu kişiyi sevmektedir.

Yine bir kimse düşün ki;

kendisinden hiçbir kötülük görmediği halde


bu kişiye buğz etmektedir.

Senin bununla ilgili bir ilmin var mı?

Cevaben Hazreti Ali r.a.;

-Evet, Rasulullah a.s.m. şöyle buyurmuştu:

"Ruhlar, ruhlar aleminde bir araya gelirler.

Görüşürler ve birbirlerini iyice tetkik ederler.

Orada hemhal olanlar bu dünyada da ülfet ederler.

Orada birbirini beğenmeyenler bu dünyada da anlaşamazlar. "

(Bu rivayet Taberânî'nin Evsat'ında ve Hafız Heysemî Mecma'uz Zevâid'in de geçmektedir 1:162)

4 Söz sizde:

-mka- dedi ki...

Yani?

Ülfet ve buğz ezelden geliyor bu durumda ve bedenin müdahalesi söz konusu değil; ebede kadar ne olacaksa, ancak bundan sonra bedenin de dahli oluyor..

Öyle mi?

-mka-

"Kul" dedi ki...

Âlimler dediler ki: "Bunun mânası şudur: Ruhlar sınıf sınıf, zümre zümre topluluklardır yahut muhtelif nevilerdir.

Bunların tanışması Allahu Teâlâ'nın o sınıfa vermiş olduğu bir takım özelliklerden dolayıdır."

Imam Nevevî buyurdu ki: Hattâbî ve diğerleri şöyle demişlerdir:

"Ruhların birbirleriyle ülfet (dostluk ve arkadaşlık) etmesi,

Allahu Teâlâ'nın ta başlangıçta onlara saadet ve şakavet (bahtiyarlık ve bedbahtlık) nevinden yaratmış olduğu hâle dayanmaktadır."

Ruhlar karşılıklı iki kısım idiler.

Dünyada bedenleri buluştuğu zaman uyuşurlar yahut yaratılmış oldukları hâle göre ihtilaf ederler.

Bunun neticesidir ki, hayırlılar hayırlılara, şerliler de şerlilere meylederler. Allahu Teâlâ en iyi bilendir.

Şu bilinsin ki, ebed (sonsuz gelecek) ezelin (başlangıcı olmayan geçmişin) aynası olduğundan, onda ancak ezelde takdir edilen zuhur eder.

Bundan dolayı Mevlâ Teâlâ:

"Şüphesiz ki, Allah münafıkları ve kâfirleri cehennemde hep birden toplayacaktır." buyurmuştur.

Çünkü onlar âlem–i ervahta aynı safta olduklarından, bu tenasüp ve tearuf (uyuşma ve tanışma) sayesinde dünyada da aynı amelde bulunurlar.

5–Buhârî, Enbiya 3, 3158, 3/1213; Müslim, 2638, 1/49, 4/2031; Ebû Davud, 4834, Edep 16, 2/675

Adsız dedi ki...

Hımm demekki biz senınle orada tanışıyorduk..(:

"Kul" dedi ki...

Ne zannetmiştin yaa..(=

Yukarda ne demiş bak..

Ebed, ezelin aynasıdır..

En baştan tanış olan, burda buluş olup, pipetleri takacak Kevsere..(=

Niye?

Çünkü ne diyor, "aynı amel ile amel ederler, o zaman akibetleri de aynı olur.."

Hayrolsun bakalım..Askerliğimiz çok daha..(=