Pages

Subscribe:

24 Mar 2009

Vâzife cümleden âlâ..!

***

İsveçli Biyon'un yâni Beşir kardeşimizin hikayesi bize başka bir hikayeyi tahattur ettirdi..

Sene 98 idi galiba..

Bir bayan her nasıl olmuşsa, İslamiyetle alakalı bir sıkıntısını hâl edebilecek bir çare ararken, tamamen tevafuklarla Yeni Asya'yı arıyor..

Geçmiş gün şimdi unuttuk, cidden çok acib bir tevafuk zinciri ile gazeteye ulaşıyordu..

Neyse oradan bir tanıdık, bize havale etti bu bayanı..

Telefon açtı, ayak üstü tanışıp adresimizi aldı..

Pürmerak bekliyoruz kimdir, necidir diye..(:

Nihayet kapı zili çaldı, açınca bir anlık şok yaşadık, zira karşımızda tam dekolte bir kıyafetle bir bayan vardı..

Şoku atlatınca buyur ettik..

(Bugün düşünüyoruz da ne cesaretmiş bizimki, tanımadığı birini tek başına karşılamak..(: )

Nereli olduğundan, ne iş yaptığından girişle, asıl derdini açtı..

Bu bayan hostes idi..Marmariste tatilde iken, bir barda ingiliz Nik adında bir gençle tanışıyor..

Gönül işte, evlenmeye karar veriyorlar..

Fakat Nik hristiyan olduğundan, kız bunu hazmedemiyor ki, bir şekilde onun müslüman olmasının derdine düşüyor..

Ailesi duyunca tepkisini belli ediyor zaten..

Bu çaresizlikle aslında kendisinin hiç tanımadığı dinine, Nik iman etsin diye araştırırken, yolu Yeni Asya'ya düşüyor..

Söz sözü açınca Üstad Hz.'inden r.a., Risâle-i Nurdan bahs ettik..

Suallerinin arkası gelmiyordu..

Bir ara dedi ki gayet sâfiyane temiz hislerle:

"Peki ben niye hiç duymadım bugüne kadar Bediüzzaman'ı, Risale-i Nurları..? İnsan bu güzellikte değerlerin reklamını yapmaz mı?

Niye Tv'lere, reklam panolarına reklam vermiyorsunuz..?"

İzahatını nasıl yaptık hatırlamıyoruz şimdi..):

Mesele Nik ya, gene ona döndük:

"Peki Risale-i Nurları Nik'e nasıl okutabilirim? Ben anlatamam, bilmiyorum çünkü..): " dedi..

Aradık sorduk, Mehmet Fırıncı Abimize danıştık, eşi Şükran Vahide Ablamızla, Nik'i tanıştırıp, Risale-i Nurlarla müşerref olmasına vesile edecektik..

Cağaloğlundan Sözler yayınevinden ingilizce çeviri Risale-i Nurlardan aldı Nik için..

Dört gözle Nik'in Türkiye'ye gelişi bekleniyordu..

Tam o ara taşındık..):

Gereken irtibatları kurmuştuk, bize gerek kalmamıştı gerçi, fakat netice ne oldu hâlâ merak ederiz..):

11 yıl geçti aradan, o bayanın ismini bile unutmuşuz ne yazık ki..

***

0 Söz sizde: