Pages

Subscribe:

7 Nis 2009

Zâhirden hakîkate geçmek..

***

Meselâ,

her zînazar, gözüyle,

yerden tâ Neptün seyyâresine kadar bir sâniyede çıkar;

her zîilim, aklıyla, kozmoğrafya kanunlarına binip,

yıldızların tâ arkasına bir dakikada gider;

her zîimân, namazın ef'âl ve erkânına fikrini bindirip,

bir nevi Mi'rac ile kâinatı arkasına atıp, huzura kadar gider;

her zîkalb ve kâmil velî, seyr ü sülûk ile,

Arştan ve daire-i esmâ ve sıfâttan kırk günde geçebilir.

Hattâ, Şeyh-i Geylânî, İmâm-ı Rabbânî gibi

bâzı zâtların ihbarât-ı sâdıkaları ile,

bir dakikada Arşa kadar urûc-u ruhânîleri oluyor.

Hem, ecsâm-ı nurânî olan melâikelerin

Arştan ferşe, ferşten Arşa kısa bir zamanda

gitmeleri
ve gelmeleri vardır.

Hem, ehl-i Cennet, mahşerden Cennet bağlarına

kısa bir zaman
da urûc ediyorlar.

Elbette bu kadar numûneler gösteriyorlar ki,

bütün evliyâların sultanı,

umum mü'minlerin imamı,

umum ehl-i Cennetin reisi

ve umum melâikenin makbulü olan

zât-ı Ahmediyenin (a.s.m.)

seyr ü sülûkuna medâr bir Mi'racı bulunması

ve onun makamına münâsip bir sûrette olması,

ayn-ı hikmettir ve gayet mâkuldür ve şüphesiz vâki'dir.

31. Söz | 525

***

0 Söz sizde: